Nedenleri, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri
Posterior üretral valv erkek çocuklarda doğuştan gelen bir üretra (idrar yolu) anomalisidir. Üretra içinde olmaması gereken bir kapakçık yapısına işaret eder. Bu kapakçık, idrarın normal akışını engelleyerek idrar çıkışını engeller. Çoğu zaman yenidoğan döneminde bulgu verir. Tanı ve tedavide geç kalınırsa böbrekler ve idrar kesesi ile ilgili ciddi sorunlara yol açmaktadır.
Posterior üretral valv, erkek çocuklarda doğuştan gelen ürolojik anomalilerin en sık görülenlerinden biridir. Toplumda yaklaşık görülme oranı 1/5000’dir. Bu durumun sıklığı değişkenlik gösterse de erkek çocuklarda düşünüldüğünden daha sıktır.
Türleri
Posterior üretral valv, genellikle iki ana türde sınıflandırılmıştır. Hastalığın klasik tipinde idrar yolunun arka tarafında idrar akışını tamamen engelleyen bir kapakçık vardır. Bu kapakçık idrarın sidik kesesinde birikmesine neden olur. Sidik kesesinin normal yapısı bozar. Böylece biriken idrar böbreklere basınç yaparak böbrek fonksiyonlarının kalıcı olarak bozulmasına neden olur. Posterior üretral valv (PUV) hastası olan bebeklerin %90’ına yakınında bu tiptedir. Hastalığın daha nadir ve daha iyi gidişata sahip olan türünde ise bu kapakçık daha incedir ve bir miktar idrarın dışarı atılmasına izin verir. Bu durum zararlı etkilerini daha yavaş gösterir fakat tanı alması daha zordur.
Belirtileri
Hastaların büyük kısmının tanısı gebelikteki rutin ultrasonografi takiplerinde konulmaktadır. Amniyon sıvısında azalma (oligohidroamniyoz) ve bebeğin sidik kesesinin hep fazlaca dolu görünmesi tanı koydurucudur. Eğer gebelik sırasında tanı konamadıysa hastalığın tanısında ilk basamak bebeğin şikayetleri ve fizik inceleme bulgularının incelenmesidir. Aile idrar miktarının az olmasından ya da bebeğin hiç idrar çıkaramamasından şikayetçidir. Eğer idrar çıkarıyorsa da damla damla, koyu renkli ve kötü kokuludur. Bebekte sürekli huzursuzluk ve emmemeden yakınırlar. Fizik incelemede ise sidik kesesinin dolu olduğu, bir balon gibi özellikle karnın alt kısmında şişlik yarattığı ve muayenede ele geldiği görülür. Ayrıca her iki böbrek de karnın yan taraflarında şişkince ele gelir.
PUV’dan şüphe edildiğinde ilk yapılacak tetkik ultrasonografi ve idrar tetkikidir. Ultrasonografide her iki böbrek ve üreter (böbrek ile sidik kesesi arasındaki idrar yolu) ile sidik kesesinin (mesane) idrar ile dolu ve şiş olması tanıya gitmede büyük önem taşır. Bu bulgular varsa işeme sistoürogramı çekilir ve tanı kesinleştirilir. Bu işlem bebeğin idrar yoluna takılacak bir sonda ile idrar yollarının radyoopak bir madde ile doldurulup film çekilmesidir.
Tedavi
Tedavisi erken dönemde yapılacak sistoskopi (idrar yollarına kesisiz bir şekilde kamera ile girilmesi) ve PUV ablazyonudur (idrar çıkışı yaratan kapakçığın kesilip ortadan kaldırılması). Gebelik takibinde ya da doğum sonrası ilk birkaç saatte bu hastalıktan şüphelenilen bebekler mutlaka kadın hastalıkları ve doğum-perinatoloji bölümü, yenidoğan yoğun bakım ünitesi ve çocuk cerrahisi olan bir merkeze getirilmelidir. Çünkü bebek ameliyat öncesi ya da sonrasında bir süre yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenmelidir. Ayrıca bu işlem ne kadar erken yapılırsa sonuçları da o kadar yüz güldürücü olmaktadır.
Zamanında ve doğru şekilde ameliyat edilen bebekler hayatlarına tamamen normal bir şekilde devam edebilirler. Tanı ya da tedavisi gecikmiş ya da doğru tedavi görmemiş bebeklerin sidik kesesi ve böbrek fonksiyonları bozulacağından erken yaşlarda kaybedilme riski vardır. Yahut hayatları boyunca tedavi görmek zorunda kalırlar. İdrarlarını tutmakta zorlanırlar. Doğru tedavi edilmeyen bebeklerde, idrar yolu enfeksiyonları ve idrar yolu darlıkları sıkça tekrarlar. Eğer erken tanı konursa bebeklerin tamamı sistoskopik olarak açık ameliyata gerek kalmadan tedavi edilebilirler.
Nadiren de olsa PUV tekrarlar fakat deneyimli merkezlerde bu oran oldukça düşüktür. Bu merkezler, bebeği düzenli takibe aldığında komplikasyonu herhangi bir probleme neden olmadan yakalar ve tedavi eder.
Posterior üretral valfi, tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açacak potansiyele sahiptir. Bu nedenle erken tanı ve uygun cerrahi müdahale kritik öneme sahiptir. Eğer çocuğunuzda PUV’dan şüpheleniliyorsa ivedilikle bir çocuk cerrahına başvurmanız önemlidir.
Detaylı bilgi ve randevu için tıklayınız.